İki Olası Gelecek Arasında Kalan Willa Taylor, Genç Yetişkin Romantizmine Tanıdık Bir Soru Taşıyor
Kirkus Reviews, yeni genç yetişkin romanı Library or Lattes?’i, küçük bir kasabada kalmak ile daha büyük bir hayata açılmak arasındaki seçim etrafında kurulmuş çift yönlü bir aşk hikâyesi olarak öne çıkarıyor. Eleştiride, romanın romantik çekiciliği kabul edilirken, bölünmüş anlatı yapısının ve tekrarlanan duygusal ritimlerin kitabın gücünü tam olarak bir araya getirmesini engellediği belirtiliyor.
Kirkus Reviews’ün dikkat çektiği yeni genç yetişkin romanı Library or Lattes?, lise son sınıf öğrencisi Willa Taylor’ı iki farklı geleceğin eşiğine yerleştiriyor. Hikâyenin merkezinde, Willa’nın uzak bir haladan kalan 25.000 dolarlık mirasla hayatına yön vermek zorunda kalması var; ancak bu para, basit bir özgürlük kapısı olmaktan çok bir koşulu beraberinde getiriyor: Willa, Thanksgiving’e kadar Oak Falls dışındaki dünyayı keşfetmeli ve buna göre karar vermeli. Romanın asıl gerilimi de burada başlıyor; alışıldık bir yaşamın güveniyle bilinmeyen bir geleceğin vaadi birbirine karşı konuyor.
Küçük kasaba hayatı ile büyük hayaller
Kirkus’un aktardığına göre roman, New England hissi taşıyan sıcak bir kasaba atmosferine yaslanıyor. Yıllık Harvest Festival, pumpkin spice latte’ler ve birbirini iyi tanıyan insanların oluşturduğu küçük topluluk düzeni, Willa’nın bağ kurduğu dünyayı çerçeveliyor. Oak Falls onun için sadece bir yer değil; aidiyet, alışkanlık ve tanıdıklık anlamına geliyor. Ancak mirasın şartı, bu rahatlığın dışına adım atmasını gerektiriyor. Bu nedenle kitap, genç yetişkin edebiyatında sık görülen ama hâlâ etkisini koruyan bir ikilemi merkeze alıyor: kalmak mı, gitmek mi?
Romanın çift anlatı yapısı da bu soruyu tek bir olası cevapla sınırlamıyor. Kirkus’a göre hikâye, Willa’nın geleceğini iki farklı yolda izliyor ve her iki ihtimal de baştan sona ayrı bir romantik hatta açılıyor. Bu kurgu, yalnızca aşkı değil, kimlik ve yaşam tercihi meselesini de dramatik bir biçimde büyütmeyi amaçlıyor.
Bir senaryoda Willa, Little Acorn kahve dükkânında kalıyor ve patronunun oğlu James Parker’la yeniden yakınlaşıyor. James, Willa’nın ilk öpücüğünü paylaştığı kişi olarak geçmişte zaten önemli bir yere sahip. Üstelik yakın zamanda bozulan nişanının ardından kasabaya dönmüş olması, bu ilişkiye ikinci şans duygusu ve tanıdık bir romantik gerilim katıyor. Kirkus, bu hattın ikinci şans ve enemies-to-lovers enerjisini çağrıştırdığını belirtiyor.
Diğer yolda ise Willa, Oak Falls’u geride bırakıp London School of Journalism’de öğrenim görmeyi düşünürken kendini kütüphanede buluyor. Bu çizgide karşısına çıkan Theo Carmichael ise kasabaya yeni gelmiş biri; annesinin Londra’dan geliyor olması da karakterin Willa’nın gözünde başka bir dünyaya açılan kapı gibi görünmesine yol açıyor. Kirkus, Theo’yu başlangıçta kibirli biri olarak tanımlıyor ve Willa ile arasındaki ilişkiyi de yine grumpy, sert ve çekişmeli bir enemies-to-lovers dinamiği içinde konumlandırıyor. Böylece roman, tek bir kahramanın iki ayrı kaderi üzerinden iki farklı aşk ihtimalini yan yana sunuyor.
Bu tür bir yapı, genç yetişkin romantizminde giderek daha görünür hâle gelen bir eğilimi de yansıtıyor: duygusal seçimleri daha geniş bir hayat kararıyla iç içe geçirmek. Library or Lattes?, ilk aşkın heyecanını, yetişkinliğe geçiş baskısını ve genç bir insanın geleceği hakkında karar verme zorunluluğunu aynı potada eritmeye çalışıyor. Özellikle bir yanda kasaba aidiyeti, diğer yanda eğitim ve şehir yaşamı ihtimali varken, romanın çatışması yalnızca aşk üzerinden değil, gelecek tasavvuru üzerinden de okunabiliyor.
Ancak Kirkus’a göre kitabın fikri kadar uygulaması da güçlü değil. Eleştiri, çift yapıdaki anlatının her zaman yeterince net olmadığını ve özellikle başlangıç bölümlerinde iki hattın birbirinin alanına girerek parçalı bir etki yarattığını söylüyor. Aynı duygusal vuruşların iki ayrı yolda tekrar etmesi de, hikâyenin vaat ettiği ivmeyi zayıflatıyor. Başka bir deyişle, konsept okuyucuya geniş bir ihtimaller alanı sunarken, tekrarlar bu potansiyelin tam anlamıyla işlemesini engelliyor.
Kirkus ayrıca karakterlerin iç motivasyonlarının daha sağlam kurulmuş olmasının romanı güçlendireceğini düşünüyor. Willa, James ve Theo’nun neden böyle davrandığını daha net hissettiren bir kurgu, iki ayrı gelecek arasında kurulan dramatik farkı da keskinleştirebilirdi. Bu durum özellikle böyle bölünmüş bir anlatıda önem taşıyor; çünkü her yolun etkileyici olabilmesi için okurun o yolun duygusal mantığını da ikna edici bulması gerekiyor. Willa ve Theo’nun beyaz olduğu, James’in ise koyu tenli, koyu saçlı ve koyu gözlü olduğu belirtiliyor.
Yine de Library or Lattes?’in çekirdeğinde yer alan soru güçlü kalıyor: Bir yaşamı seçmek, bir başka yaşamı kaybetmek anlamına mı gelir? Kirkus’un değerlendirmesi, romanın tam olarak kusursuz bir bütün kuramadığını söylese de, seçim ve olasılık fikrinin genç yetişkin okurları için hâlâ cazibesini koruduğunu gösteriyor. Oak Falls’un rahatlığı, Londra’nın ufku, James’in tanıdık yakınlığı ya da Theo’nun yeni bir başlangıç ihtimali... Willa’nın önündeki seçenekler, kitabın duygusal ağırlığını bu karşıtlıklar üzerinden taşıyor ve romanı, kalbin yön verdiği büyük kararlar üzerine kurulmuş bir YA hikâyesi olarak konumlandırıyor.